ÖZE DÖNÜŞ

10 August, 2006

Uzansan da Ulaşamazsın/Herşey kendi mevsiminde

Geçmiş, şimdi ve gelecek bizi oluşturan parçalar...Bir zamanlar sıkı sıkıya yapışılı kalınmış geçmiş, istenilirse geçmişte bırakılabiliyor. Kimi anılar, daha dün gibi gelen olaylar bir zaman sonra, artık uzansan da ulaşılamaz hale geliyor. Özgürlük verici yanı nedeniyle olumlu da olsa orada kalmış olan iç dinamiği oluşturan parçalar da ulaşılmaz olduysa, kokusu çok uzaklardan bile gelmez olduysa...geçmişte bırakmaktan da öte anlamını silmiş ve unutmuş bile sayılabilir miyiz? Bu kısmının çok da kulağıma olumlu gelmediğini söylemeliyim. Esasında silmek mümkün değil,bu tabiatına aykırı. Değiştirmek, bilincin bir kuytusunda saklamak ise mümkün.
Bloch iki tür zaman kavramından bahseder; gündelik hayatımız ile ilişikli evrensel düz zaman ve ritüel veya ideoloji ile ilişikli göreceli dairesel zaman . Einstein'ın görecelik teorisininin denklem çözümünü bulan Gödel ve diğerlerinin çalışmalarıyla sürekli ileri yönlü döngüsel bir zaman kavramı var.Bu tarih tekerrürünün de bir açıklaması olabilir belki, ama işin komik yanı döngüde, geçmişteki kendimizle karşılaşmamız nasıl mümkün olacak ve bu nasıl bir tecrübe olur bilinmezse de, hep ileri gittiğinden zaman akışı, solucan gibi gerimizi öne çeke çeke ilerleyeceğiz geçmişimize gidene dek demekki.
Aslında evrende ve içindeki bizlerde hiçbir şey silinmiyor. Çentikleri ile, kimi görünür kimi gizli izleri ile belki bir başka formda ama hala kendi döngüleri içerisinde varlar. Silinme sadece algımızdaki bir oyun... Kısacası uzansak dahi ulaşılamayacak kadar uzak gelen, varlığını sorgular hale geldiğimiz şeyler, geçmişlerimiz, hayatta olan ve/veya ölmüş olan sevdiklerimiz, hatta kimi zaman ulaşmakta zorluk çıkardığımız içimizdeki benliğimiz, herşey gibi kendi mevsimini yaşıyor...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home